tasarımcıların en çok sevdiği materyal olsa gerek ahşap. herşeyden öte onun doğal kokusu ve dokusu bile yeterli.
bir çok ünlü tasarımcıdan ortaya karışık bir menü hazırlamak pek de zor olmadı.
işte bunlara bir kaç örnek:

yoav avinoam tasarımı lcd tv sehpası

Edward horsford tasarımı limon sıkacağı

jolyon yates tasarımı oturma üniteleri

harry allen tasarımı duvar rafı

brent comber tasarımı sehpa ve oturma üniteleri

hudson furniture ürünü koltuklar

garry alson tasarımı mutfak ürünleri.
her bir sitede çok farklı ürünler ve yeni fikirler de bulunmakta.
->

bu site çeşit çeşit koltuk, sofa ve sandalyeleri toparlayıp bizlerle paylaşmış. sanırım ispanyolca yazılar var, o yüzden tasarımcılar hakkında pek bir bilgi alamadım.
farklı, kullanışlı, kullanışlı olmayan, komik, deli fikirlerde oturmak isteyenler için güzel bir gezinti olacak sadece.
benim bu kadar tasarım arasında en çok beğendiğim; hem elbise askısı hem de sandalye olan şey ve farklı sandalye iskeletlerinden hazırlanan uzunca bank oldu.


ilk göze çarpan bu sofa‘nın rahatlığı. ismi ise “plato” . tasarımcısı coğrafyadan bildiğimiz platolara gönderme yapmış tasarırken de.
renk seçimi ve modern duruşu da cabası.bir çok farklı şekle girip farklı kullanım amaçlarını gidermiş oluyor.
tasarımcının sitesi ve diğer çalışmaları şurdan izlenebilir.

bisiklet tekerleklerinden sehpa ister miydiniz salonun ortasında, ya da evdeki (özellikle bizim ev için!) fazla cd ve dvd yığınından bir koltuk, ya da eski küvetten bir sofa, eski ütüden bir abajur vs. vs. vs.
işte bu sitede bu tür harikalar derlenmiş. (ayrı ayrı linklerine ulaştıklarımı yazıya serpiştirdim.)
yaratıcılık sınır tanımıyor, malzemede kısıtlama yapmıyor, yeni hammadeye bile ihtiyaç duymuyor.
sonuç olarak bu güzel fikirlerin sahipleri kocaman alkışları hakadiyor.
dip not:bu yazının linkine ilk rastladığımda bir mimar arkadaşımın bahsettiği çöpden kurulan şehir geldi aklıma, ama ilgili linkleri henüz toparlayamadım. bulduğumda buraya ekleyeceğim.
dip not2: yazıda bahsi geçen siteyi sevgilim wrzl ile birlikte görmüştük, o benden hızlı davranıp limklemiş, mızıkcı; n’olcak!