Archive for Ağustos, 2007
hakan gürsu tarafından kurulan, daha sonra başarılı öğrencilerinin katılımı ile yola koyulan başarılı bir tasarım şirketi desinnobis.
2006′da kurulmasına rağmen bir hayli başarı elde edip yurtiçi ve yurtdışında yarışmalarda ödüller almış bu kısa zaman içinde.
ürünlerinde hem görsellik, hem fonksiyonellik hem de kullanım kolaylığı birleştirilerek tasarlanmış. ve bu şirket herşeyi tasarlıyor!
koltuk-sandalye, bank, ev gereçleri, taşıt, iç ve dış mimari tasarımlar, elektronik ürünler vs. vs. vs. hepsi şurdan görülebilir.
tasarım ekibinin başında yer alan hakan gürsu odtü endüstri ürünleri tasarımı hocalarından biri, ekibin diğer tasarımcıları ise; sözüm doğan, muzaffer koçer, tolga çağlar ve gülsüm baran
siteden bir alıntı:
Designnobis’in eco-series olarak adlandırdığı yeni modellerinin ilkini “Muzzy”yi indirin. Bu planlarla kolayca evde yapabilirsiniz. (solda linki göreceksiniz.)
ben bayıldım buraya!
-> evlerinde kedi- köpek besleyenler için bu tasarımlar. köpekler için üzerinde yuvarlanacakları kemik desenli minderler, özel kaplama ya da tam otomatik mama kapları. kediler içinse üzerine kurulacakları tahtı anımsatan minik sedirler , balık desenli pofuduk minderler vs.vs.vs…
hepsi de oldukça şirin ve havalı durmakta.
kedi ve köpeklerin varlıkları eve neşe katıyordur zaten, bir de sahipleri onlar için neşeli şeyler yapsın.
acaba ben de mi küçük bir kedicik alsam
eskiden kristal avizeler olurdu misafir odalarında. çocukken gizlice sandalyeye tırmanıp elmasa benzeyen cam süslerinden birini gizlice söker güneşe tutardım onu. renklerin dansı gibi olurdu görüntüsü .ancak biraz demode oldular şu aralar. artık görünüşleri biraz daha farklı.
şu sitede gördüğüm avizelerin fiyatları dudak uçuklatan tarzda ama kendileri şahane.
özellikle renk renk olanlar bana eski avizeleri anımsatıyor.
benim sevdiklerim şunlar; 1, 2, 3, 4, 5
Havaalanlarında eğer kalabalık saatlerde uçuşunuz varsa ve beklemeniz gerekse genelde oturacak yer bulmak sorundur. Eğer şöyle bir valize sahipseniz ne zaman bir yerde beklemeniz gerekiyorsa, bir kaç adımda valizinizi sandalyeye çevirmek mümkün. Geçenlerde Limk‘te gördüğüm şişirilebilen sandalyenin eziyetleri valiz olanda mevcut değil.
Arkadaşlara ilginç hediye almak her zaman zordur. Suck; komik isimli bir İngiliz sitesi ve içeriğinde zekice fikirlerle oluşturulmuş ev aksesuarları barındırıyor. Mesela güneş enerjisi ile çalışan kavanoz ışıldak, kitap şeklinde matara kabı, 5×5 isimli 25 aynadan oluşan şık duvar aksesuarı, lamba cini şeklindeki şişe tıkacı tam arkadaşlara hediyelik. Bu arada “Tabancamın sapinu gülle donatacağum” isimli karadeniz türküsüne de güzel bir gönderme var ki haberleri bile olduklarını sanmıyorum.
arjantinli genç ve yetenekli tasarımcı batti‘nin bu şirin koltuğu çok ilgi gördü.
konforu, farklı dokusu ve tasarımı ile bu ilgiyi de fazlasıyla haketmişti. üzerinden çok geçmiş olmasına rağmen arşivimde olmasını istediğim bir tasarımcı ve onun tasarımı placentero chair.
batti bu koltuğu yaparken insanın doğmadan önce en rahat ve en huzurlu olduğu yeri; anne karnını çıkış noktası olarak seçmiş. ismi de placenta ve pleasure kelimelerinin birleşiminden gelmekte. plesenta rahatlığında yani!
koltuğa bir çok farklı pozisyonda yatmak, oturmak ve deli gibi rahat etmek mümkün.
deniz kenarında ya da havuz başında kullanılmak üzere tasarlanmış mobilyalar bunlar. 3 güzel kaynak buldum bu mobilyalar için.
lebello‘daki koltuk, mider, sandalye ve değişik değişik şezlonglar renkleriyle cıvıl cıvıl bir etkiye sahip
royal botania 1992 de ik mihendis tarafından belçikada kurulmuş. ürün yelpazesi çok geniş. sandalyeden şemsiyeye kadar çok fazla çeşitte mobilya ve aksesuar bulunmakta. ayrıca çok kaliteli malzemeler kullanımış.
tribu bir belçika firması, ürünlerinde ise daha çok ahşap ve bez kullanılmış , hem klasik hem modern bir çizgileri var.
mimarlık fakültesi okumayıp, yıllarca teknik ressamlık yapmış ve kendi kendini dünyanın en ünlü mimarı olarak yetiştirmiş bir dahidir tadao ando. pek bilinir eserleri ama yazmadan, onun şahaserlerini limklemeden geçemezdim.
hakkında okuduğum şeylerden aklımda kalanlar;
sadece blok beton kullanmakta ve betonlardaki pürüzsüzlük onun için çok önemli; ve bunu dili ile kontrol ediyor, tadına bakıyor. inşaatlarında çalışan ustalara çok özen gösteriyor, 4 sayısına karşı garip bir sempatisi var, çok net bir mimarı tarzı var sadeliğinin.
minimalizmin en büyük temsilcisi denebilir aslında o’na
eserleri şuralardan (1,2,3,4,5) görülebilir, hakkında daha fazla bilgi buralardan(1,2,3,) elde edilebilir. görüntülü olarak edebiyat müzesi, armani casa, sayamaike tarih müzesi, güzel sanatlar bahçesi eserleri izlenebilir. ayrıca bir de slayt gösterisi mevcut.
ve umarım bir gün bir yapıtını gezebilirim…
|
|