yeni eve taşındığımızdan beri grafiker arkadaşım taner’in başının etini yedim duvarlara desen çizmesi için. bir kaç öneri verdi, sonrada bu siteyi yolladı. haftasonu da işlerini ayarlarsa gelip halledeceğini söyledi. bekliyorum merakla 
benim seçtiğim iki desen var. salon için şurda veantrede aynalarla çalışılacak olan burda görülebilir. eğer taner de beğenirse artık duvarlarımda kelebekler uçabilir.
dümdüz duvarlardan sıkılanlar için harika bir çözüm bu desenler. özellikle çocuk odaları için olanlar çok şirin ve yaratıcı.
->
geçen aylarda gittiğim bir mekanda lavaboda karşılaştım bu musluk- çeşme arası şahane şey ile. başlangıçta nasıl acep diye bir kaç saniye çözmeye çalışıp sonra hayran kaldım ve yaklaşık 5-10 dakika suyu açıp kapayarak izledim. biraz araştırında farklı renkleri, farklı kullanım şekilleri olduğunu buldum.
bu güzl musluğu yapan tasarımcı şirket ise 1911den beri faaliyet gösteren, dünyanın bir çok yerinde şubeleri bulunan hansa. şirketin şu anki tasarımcıları şurda.
hansa’nın diğer ürünlerine kategoriler halinde burdan ulaşılabilir.
ufacık keratalar için düşünülmüş, ergonamik, şirin ve enteresan ıvır zıvırlar bunlar.
anne-baba yatağının kenarına monte edilen, ayrı da kullanılabilinen yatacıktan, kulakları olan dizüstü bilgisayara, sallanan atımsıdan, oynarken devrilmeyen piknik setine, kocaman yumuşacık oyun mindelerinden silikon oyuncaklara kadar geniş yelpazede ürünler bulunmakta. tasaranlara ise ürünlerin sayfasından ulaşılmakta.
Arriva, hanımların ve aynı zamanda uzun saçlı her insanın hoşuna gidecek bir icat yapmış. iPod shuffle‘ın kulaklıklara bağlanan kısmını saçları toplayacak şekilde dizayn etmişler. Çok kullanışlı olmasa da cin bir fikir. Nike+iPod birlikteliği çok daha işlevsel görünüyor.
isveçli iki genç tasarımcı johan ridderstrale ve mats broberg aynı okulda eğitim görmüş ve birlikte çalışmaya devam etmişler. kısa süre içinde hatırı sayılır sayıda ödüllü tasarımlara sahip olmuşlar.
hem mimari çizimleri hem de endüstri ürün tasarımları var.
ev için düşünülmüş enteresan çalışmaları arasında benim en çok sevdiklerim kapşonlu sandalye, kuş ayaklı sehpa, kablo girişli masa oldu.
sitelerinden hem bu ürünlere hem de tasarladıkları diğer herşeye ulaşabilirsiniz.
bir kaç gün içinde aylardır aradığımız ve sonunda bulduğumuz yeni evimize taşınıyoruz. yeni evimizin en ama en güzel tarafı teras gibi kooocaman bir balkonu, hatta balkonunda barbeküsünün olması. ve ben bu alanı çok şirin hale getirme derdindeyim. oraya sadece şu beyaz plastik masa sandalyelerden atmak istemiyorum. o yüzden günlerdir verebileceğim türkiye içi bahçe mobilyaları sitelerinde(1,2,3) gezdim. özellikle farklı minderler (1,2,3), şirin aydınlatma ürünleri(1, 2, 3), sandalye, hamak ve masa bakınıyorum. fiyatlar bazılarında fazla bazılarında epeyce uygun. yakın zamanda ya sipariş vereceğim ya da burda yaptırabilir miyim diye araştıracağım.
kargo masrafına katlanıp ikea kataloğunu mu karıştırsam mı acaba?…
kaktüse benzeyen bu apartman rotterdam limanında bulunuyor. binayı yapan ise bir hollandalı mimarlık şirketi olan ucx arhitects.
binanın en önemli özelliği her katında bulunan küçük teraslar asla birbirinin güneşini engellememekte ve böylece her katta yeşil ve capcanlı bir görüntü oluşmakta. özellikle yeşile önem verilmiş ki yaşayan bir kaktüs formu tam olarak anlaşılsın. estetik açıdan harika durduğu kesin. şehrin göbeğinde doğal yaşam alanı oluşturulmuş dahi mimarlar tarafından; bu da çok önemli bir ayrıntı.
brooklyn’de yaşayan sarah cihat isimli hatun kişinin kullanılmış eski tabaklar için hazırladığı desenler alışılmışın çok dışında.
hani evlerimizde olanlar genellikle çiçek desenlidir ya da basit geometrik şekilleri vardır, hatta gümüş ve yaldızlı olanları mikro dalga fırına konulmaz.
sarah hanımın tabakları kuru kafa, astronot, gitarist, örümcek gibi tabak deseni olmaması gereken figürlere sahip. şahsen ben çok sevdim bunları. uğraşılırsa eski tabakları değerlendirmek için de harika bir yöntem.